http://www.derslopedi.com/turkce-1-2-3-4-5-6-7-8sinif-konu-anlatimlari/baglac-cesitleri.html
BAĞLAÇLAR
Eş görevli sözcükler, söz öbeklerini ve cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. Türkçede bağlaçlar, bağlama görevlerinin yanı sıra ek görevler de yüklenirler. Kimi zaman, bu ek görevler, bağlama görevinin de önüne geçer.
Türkçede bağlaç olarak kullanılan sözcüklerin sayıları sınırlıdır. Kullanılanların çoğu da Arapça ve Farsçadan alınmadır. Nedeni şu:
a) Türkler kısa anlatımı yeğlemişlerdir. Birbirine ulanarak uzamış tümceleri sevmemişlerdir.
b) Eylemsilerin bolca gelişmesi bağlaca olan gereksinmeyi önlemiştir.
Bu ve benzeri nedenlerle bağlaç az kullanılır. Bu azlık anlatıma saydamlık kazandırır; kolay anlaşmayı sağlar.
BİÇİM BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR
A) Yalın Bağlaçlar
Hiçbir ek almamış bağlaçlardır: ve, ile, de, dahi, ama, bile, eğer, lakin, yani, meğer, hem…
B) Türemiş Bağlaçlar
Bir yapım ekiyle türemiş bağlaçlardır: örneğin, üstelik, yalnız, ancak, gerçekten, açıkçası, kısacası, böylece…
Εμφάνιση αναρτήσεων με ετικέτα ΓΡΑΜΜΑΤΙΚΗ. Εμφάνιση όλων των αναρτήσεων
Εμφάνιση αναρτήσεων με ετικέτα ΓΡΑΜΜΑΤΙΚΗ. Εμφάνιση όλων των αναρτήσεων
Τετάρτη 2 Μαρτίου 2011
Τετάρτη 26 Ιανουαρίου 2011
Diye
Στα ελληνικά μεταφράζεται ως: "για να", "ως", "γιατί", "επειδή" κτλ
Καλύτερα κατανοητό με παραδείγματα:
Για να διαβάσει του έκανε δώρο βιβλίο.
Okusun diye ona kitap hediye etti.
Επειδή ήταν παιδί δεν τον άκουσαν.
Çocuk diye onu dinlemediler.
Σαν δώρο τι έφερε κοίτα!
Hediye diye aldığına bak!
H μητέρα του για να μη κρυώσει το παιδί από πάνω το σκέπασε [με] κουβέρτα.
Annesi çocuk üşümesin diye üzerine battaniye örttü.
Ο Χασάν φοβάται πολύ ότι θα πάρω κακό βαθμό στο διαγώνισμα.
Hasan sinavdan kötü not alacağım diye çok korkuyor.
κι άλλα παραδείγματα:
Tümamiral, 'Hükümet gitsin diye çok şey yapılabilir' demiş.
O bayrak oradan gidecek diye 3 saat içinde benzini alıp ekmek arası peynir yaparak oraya gittik.
Oraya gidelim, buraya gidelim diye dış geziler yürütülmez.
Rahat rahat giderim diye düşünüyordum.
Eve erken gideyim diye hazırlıklara başladım.
Καλύτερα κατανοητό με παραδείγματα:
Για να διαβάσει του έκανε δώρο βιβλίο.
Okusun diye ona kitap hediye etti.
Επειδή ήταν παιδί δεν τον άκουσαν.
Çocuk diye onu dinlemediler.
Σαν δώρο τι έφερε κοίτα!
Hediye diye aldığına bak!
H μητέρα του για να μη κρυώσει το παιδί από πάνω το σκέπασε [με] κουβέρτα.
Annesi çocuk üşümesin diye üzerine battaniye örttü.
Ο Χασάν φοβάται πολύ ότι θα πάρω κακό βαθμό στο διαγώνισμα.
Hasan sinavdan kötü not alacağım diye çok korkuyor.
κι άλλα παραδείγματα:
Tümamiral, 'Hükümet gitsin diye çok şey yapılabilir' demiş.
O bayrak oradan gidecek diye 3 saat içinde benzini alıp ekmek arası peynir yaparak oraya gittik.
Oraya gidelim, buraya gidelim diye dış geziler yürütülmez.
Rahat rahat giderim diye düşünüyordum.
Eve erken gideyim diye hazırlıklara başladım.
Πέμπτη 6 Μαΐου 2010
Μέθοδος προς εκμάθησιν της οθωμανικής γλώσσης
από τη βιβλιοθήκη ΑΝΕΜΗ του Πανεπιστημίου Κρήτης
Θεωρητική και πρακτική μέθοδος προς εκμάθησιν της οθωμανικής γλώσσης : Μετά γραμματικής, συντακτικού, θεματογραφίας, επιστολογραφίας, αυτοκρατορικών χαττίων, φερμανίων, εμιρναμέδων, συνθηκών, κτλ, ελληνιστί και τουρκιστί / υπό Αλεξ. Κωνσταντινίδου. (1873)
http://anemi.lib.uoc.gr/metadata/5/8/d/metadata-264-0000331.tkl
Θεωρητική και πρακτική μέθοδος προς εκμάθησιν της οθωμανικής γλώσσης : Μετά γραμματικής, συντακτικού, θεματογραφίας, επιστολογραφίας, αυτοκρατορικών χαττίων, φερμανίων, εμιρναμέδων, συνθηκών, κτλ, ελληνιστί και τουρκιστί / υπό Αλεξ. Κωνσταντινίδου. (1873)
http://anemi.lib.uoc.gr/metadata/5/8/d/metadata-264-0000331.tkl
Δευτέρα 3 Μαΐου 2010
WinMekMak
Παρασκευή 30 Απριλίου 2010
Φιλική Τουρκική Γραμματική (Γιάννης Τοπτσόγλου)
Εγγραφή σε:
Αναρτήσεις (Atom)


