όταν το υποκείμενο της βοηθητικής πρότασης είναι διαφορετικό από αυτό του ρήματος της κύριας πρότασης, δηλώνεται στην κατάληξη
Για να μην πονέσουν τα μάτια σας χρησιμοποιείτε γυαλιά ανάγνωσης.
Gözlerinizin ağrımaması için okuma gözlüğü kullanın.
Σάββατο 29 Ιανουαρίου 2011
(1-12-2) ULAÇLAR -mEk üzere
μεταφράζεται "με σκοπό", "με πρόθεση", "για να"
πιο επίσημο από το -mek için
για μακροπρόθεσμους στόχους
Önce eksiklik duygusu yaratılıyor ve mutluluğa terfi etmek üzere önerilen ürün satılıyor.
δεν παίρνει πρόσωπο (πχ -men üzere) εκτός από όταν σημαίνει "είμαι έτοιμος να..." ή "όπου νά'ναι"
Oğlu okula gitmişti, eşi Ayhan ve kızı Zuhal de kapıdan çıkmak üzereydiler.
Artık Fransa topraklarından da çıkmak üzereydiler.
πιο επίσημο από το -mek için
για μακροπρόθεσμους στόχους
Önce eksiklik duygusu yaratılıyor ve mutluluğa terfi etmek üzere önerilen ürün satılıyor.
δεν παίρνει πρόσωπο (πχ -men üzere) εκτός από όταν σημαίνει "είμαι έτοιμος να..." ή "όπου νά'ναι"
Oğlu okula gitmişti, eşi Ayhan ve kızı Zuhal de kapıdan çıkmak üzereydiler.
Artık Fransa topraklarından da çıkmak üzereydiler.
(1-12-3) BAĞLAÇLAR çünkü, bu nedenle, bu yüzden
Kötü hissediyorsun çünkü ilaçlarını almadın. (İlaçlarını almadığın için kötü hissediyorsun)
Maç iptal edildi çünkü yağmur yağdı. (Yağmur yağdığı için maç iptal edildi)
Ailesi bir araba kazasında öldü, bu nedenle büyükannesiyle yaşaması için Trabzon’a gönderildi.
Avrupa gezisine çıkmayı planladık. Bu nedenle, önümüzdeki hafta çalışamam.
Maç iptal edildi çünkü yağmur yağdı. (Yağmur yağdığı için maç iptal edildi)
Ailesi bir araba kazasında öldü, bu nedenle büyükannesiyle yaşaması için Trabzon’a gönderildi.
Avrupa gezisine çıkmayı planladık. Bu nedenle, önümüzdeki hafta çalışamam.
Τετάρτη 26 Ιανουαρίου 2011
(2-12-1) ULAÇLAR -DΙk/-(y)EcEk + iyelik halde
παρόλο που / αν και / αφού κτλ
Sabun renkli olduğu halde neden beyaz köpürür?
Şimdi, sol kolunuzu yerle paralel olacak halde arkaya doğru açın.
Aradan bu kadar uzun zaman geçtiği halde sigarayı içerken öksürmedim.
Sabun renkli olduğu halde neden beyaz köpürür?
Şimdi, sol kolunuzu yerle paralel olacak halde arkaya doğru açın.
Aradan bu kadar uzun zaman geçtiği halde sigarayı içerken öksürmedim.
Diye
Στα ελληνικά μεταφράζεται ως: "για να", "ως", "γιατί", "επειδή" κτλ
Καλύτερα κατανοητό με παραδείγματα:
Για να διαβάσει του έκανε δώρο βιβλίο.
Okusun diye ona kitap hediye etti.
Επειδή ήταν παιδί δεν τον άκουσαν.
Çocuk diye onu dinlemediler.
Σαν δώρο τι έφερε κοίτα!
Hediye diye aldığına bak!
H μητέρα του για να μη κρυώσει το παιδί από πάνω το σκέπασε [με] κουβέρτα.
Annesi çocuk üşümesin diye üzerine battaniye örttü.
Ο Χασάν φοβάται πολύ ότι θα πάρω κακό βαθμό στο διαγώνισμα.
Hasan sinavdan kötü not alacağım diye çok korkuyor.
κι άλλα παραδείγματα:
Tümamiral, 'Hükümet gitsin diye çok şey yapılabilir' demiş.
O bayrak oradan gidecek diye 3 saat içinde benzini alıp ekmek arası peynir yaparak oraya gittik.
Oraya gidelim, buraya gidelim diye dış geziler yürütülmez.
Rahat rahat giderim diye düşünüyordum.
Eve erken gideyim diye hazırlıklara başladım.
Καλύτερα κατανοητό με παραδείγματα:
Για να διαβάσει του έκανε δώρο βιβλίο.
Okusun diye ona kitap hediye etti.
Επειδή ήταν παιδί δεν τον άκουσαν.
Çocuk diye onu dinlemediler.
Σαν δώρο τι έφερε κοίτα!
Hediye diye aldığına bak!
H μητέρα του για να μη κρυώσει το παιδί από πάνω το σκέπασε [με] κουβέρτα.
Annesi çocuk üşümesin diye üzerine battaniye örttü.
Ο Χασάν φοβάται πολύ ότι θα πάρω κακό βαθμό στο διαγώνισμα.
Hasan sinavdan kötü not alacağım diye çok korkuyor.
κι άλλα παραδείγματα:
Tümamiral, 'Hükümet gitsin diye çok şey yapılabilir' demiş.
O bayrak oradan gidecek diye 3 saat içinde benzini alıp ekmek arası peynir yaparak oraya gittik.
Oraya gidelim, buraya gidelim diye dış geziler yürütülmez.
Rahat rahat giderim diye düşünüyordum.
Eve erken gideyim diye hazırlıklara başladım.
Δευτέρα 24 Ιανουαρίου 2011
Ali Riza İle Ahmed'in Hikâyesi (Orhan Veli Kanık)
Ne tuhaftır Ali Rıza ile
Ahmed'in hikayesi
Birisi köyde oturur
Birisi şehirde
Ve her sabah
Şehirdeki köye gider
Köydeki şehire
Η ιστορία του Αλή Ριζά και του Αχμέτ
Τι παράξενη είναι η ιστορία του Αλή Ριζά
και του Αχμέτ
Ένας τους στο χωριό μένει
Ένας τους στην πόλη
Και κάθε πρωί
Αυτός της πόλης στο χωριό πηγαίνει
Αυτός του χωριού στην πόλη
Ahmed'in hikayesi
Birisi köyde oturur
Birisi şehirde
Ve her sabah
Şehirdeki köye gider
Köydeki şehire
Η ιστορία του Αλή Ριζά και του Αχμέτ
Τι παράξενη είναι η ιστορία του Αλή Ριζά
και του Αχμέτ
Ένας τους στο χωριό μένει
Ένας τους στην πόλη
Και κάθε πρωί
Αυτός της πόλης στο χωριό πηγαίνει
Αυτός του χωριού στην πόλη
Παρασκευή 21 Ιανουαρίου 2011
Τετάρτη 19 Ιανουαρίου 2011
Otelde
Receptionist (Resepsiyonist): Good evening. Can I help you? (İyi akşamlar. Size yardımcı olabilir miyim?)
Client (Müşteri): Yes, please. I'd like a room for the night. (Evet, lütfen. Gece için bir oda istiyorum.)
Receptionist: Would you like a single room, or a double room? (Tek kişilik bir oda mı istersiniz, çift kişilik mi?)
Client: A single room, please. How much is the room? (Tek kişilik bir oda lütfen. Oda‘nın ücreti ne kadar?)
Receptionist: It's $55 per night. (Geceliği 55 dolar.)
Client: Ok. I want a room. (Tamam. Bir oda istiyorum.)
Receptionist: Here's your key. Your room number is 212. (İşte anahtarınız. Oda numaranız 212.)
Client: Thank you. (Teşekkürler.)
Receptionist: Thank you. If you need anything, dial 0 for the reception area. Have a good stay. (Eğer birşeye ihtiyacınız olursa resepsiyona ulaşmak için 0’ı tuşlayın. Iyi konaklamalar.)
****
Client (Müşteri): Yes, please. I'd like a room for the night. (Evet, lütfen. Gece için bir oda istiyorum.)
Receptionist: Would you like a single room, or a double room? (Tek kişilik bir oda mı istersiniz, çift kişilik mi?)
Client: A single room, please. How much is the room? (Tek kişilik bir oda lütfen. Oda‘nın ücreti ne kadar?)
Receptionist: It's $55 per night. (Geceliği 55 dolar.)
Client: Ok. I want a room. (Tamam. Bir oda istiyorum.)
Receptionist: Here's your key. Your room number is 212. (İşte anahtarınız. Oda numaranız 212.)
Client: Thank you. (Teşekkürler.)
Receptionist: Thank you. If you need anything, dial 0 for the reception area. Have a good stay. (Eğer birşeye ihtiyacınız olursa resepsiyona ulaşmak için 0’ı tuşlayın. Iyi konaklamalar.)
****
Εγγραφή σε:
Αναρτήσεις (Atom)



